Ne oldu, nasıl gelişti?
Küresel piyasalar, Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilim, artan petrol fiyatları ve yükselen tahvil getirilerinin oluşturduğu risklerle negatif seyrediyor. Bölgede İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların devam etmesi ve İran'ın da dahil olabileceği endişeleri, petrol arzına ilişkin riskleri artırıyor. Brent petrol fiyatları, son haftalarda yükselişini sürdürerek varil başına 90 doların üzerine çıktı. Bu durum, enflasyonist baskıları güçlendiriyor ve merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği beklentilerini doğuruyor.
Tahvil piyasasında ise satış baskısı devam ediyor. ABD 10 yıllık tahvil getirisi, %4,5'in üzerine çıkarak son ayların en yüksek seviyelerini gördü. Avrupa'da da benzer bir tablo hakim; Almanya 10 yıllık tahvil getirisi %2,5'in üzerinde seyrediyor. Yükselen tahvil getirileri, borçlanma maliyetlerini artırıyor ve hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor.
Analistler, jeopolitik risklerin yanı sıra, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizliklerin de piyasaları olumsuz etkilediğini belirtiyor. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, enflasyonun hedefe inmesi için daha fazla zaman gerektiğini vurgularken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) da temkinli bir duruş sergiliyor. Bu durum, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçınmasına ve güvenli limanlara yönelmesine neden oluyor.
Öte yandan, Orta Doğu'daki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki etkileri yakından izleniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, enerji maliyetlerini yükselterek tüketici fiyatlarına yansıyabilir. Bu da merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini zorlaştırabilir. Ayrıca, tahvil getirilerindeki yükseliş, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırarak finansal istikrarı tehdit edebilir.