Ne oldu, nasıl gelişti?
Bosna Hersek'te 4 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde siyasi partilerin kampanyalarında yıllardır merkezi bir yer tutan Avrupa Birliği (AB) üyeliği hedefi, bu kez de somut bir yol haritası sunmuyor. Akademisyenler, AB üyeliği söyleminin giderek "içi boşaltılmış bir slogana" dönüştüğünü belirtiyor.
Ülke, 2003 Selanik Zirvesi'nde AB üyeliği perspektifi kazanmasına rağmen, siyasi krizler, etnik bölünmeler ve reform eksikliği nedeniyle katılım müzakerelerine henüz başlayamadı. Uzmanlar, adayların AB reformları yerine etnik milliyetçi söylemlere yöneldiğini, bunun da ülkenin katılım sürecini yavaşlattığını ifade ediyor.
Seçim kampanyalarında AB üyeliği vaadi sıkça dile getirilse de, adayların somut adımlar ve takvim konusunda net bir taahhütte bulunmadığı gözlemleniyor. Bu durum, seçmen nezdinde AB sürecine yönelik güven kaybına yol açıyor.
Akademisyenler, AB'nin genişleme politikasının Rusya ve Çin'in bölgedeki etkisine karşı bir denge unsuru olduğunu vurgulayarak, Bosna Hersek'teki tıkanıklığın bu dengeyi zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Mevcut durumda, seçim sonrası kurulacak hükümetin AB reformlarını hızlandırıp hızlandırmayacağı belirsizliğini koruyor.